DOLAR 45,4098 0.24%
EURO 53,5661 0.56%
ALTIN 6.874,790,87
BITCOIN 36431620,75%
Kırşehir
15°

KAPALI

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

admin

admin

05 Mayıs 2026 Salı

Ay’a insanlı yolculukta en uzak mesafe rekoru kırıldı

Ay’a insanlı yolculukta en uzak mesafe rekoru kırıldı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

NASA’nın ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, 50 yılı aşkın sürenin ardından Ay’a ilk yolculuğunu başlatan Artemis II görevi kapsamında kırılan rekor, “insanlık tarihi için yeni bir dönüm noktası” olarak nitelendirildi.

Paylaşımda, Artemis II mürettebatının Dünya’dan yaklaşık 406 bin 700 kilometre uzaklaşarak insanlık tarihinde şimdiye kadar ulaşılan en uzak mesafeye eriştiği bildirildi.

Bu mesafenin, 1970’teki Apollo 13 görevinde kırılan rekoru yaklaşık 6 bin 600 kilometre daha aştığı belirtildi.

Mürettebatın, Ay’a yaklaşırken Görev Kontrol Merkezi ile yaklaşık 40 dakika boyunca iletişim kesintisi yaşaması bekleniyor.

NASA, 1 Nisan’da 50 yılı aşkın sürenin ardından, Ay’a Artemis II görevi kapsamında ilk yolculuğu başlatmıştı.

Toplam 4 kişiden oluşan ekip, görev süresince uzay aracındaki sistemleri test edecek, Ay’ın daha önce görülmeyen kısımlarını görüntüleyecek ve gelecek misyonlarda iniş yapılabilecek bölgeleri araştıracak.

Devamını Oku

Bakan Göktaş’tan sosyal medya düzenlemesi açıklaması

Bakan Göktaş’tan sosyal medya düzenlemesi açıklaması
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Bakan Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen Kabine Toplantısı’nın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Çocuklara yönelik sosyal medya düzenlemesine ilişkin soru üzerine Göktaş, sosyal medyaya ve doğum iznine yönelik düzenlemeleri de içeren Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’nin, TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu’nda kabul edildiğini hatırlattı.

Göktaş, dijital teknolojilerin hızla gelişmesi ve internet kullanımının çok erken yaşlarda başlamasının, eğitim ve bilgiye hızlı erişim açısından çocuklar için büyük fırsatlar sunmakla birlikte ciddi riskler barındırdığını söyledi.

Çocukları her türlü risk ve tehditten, zararlı içeriklerden korumanın en önemli öncelikleri olduğunu vurgulayan Göktaş, “Bu kapsamda Meclis’te AK Parti Grubumuz ile hazırladığımız kanun teklifi, geçen hafta Komisyon’da kabul edildi. Teklif, bu hafta içinde TBMM Genel Kurulu’nda görüşülecek. Çocuklarımızı korumaya yönelik attığımız bu adım inşallah orada da kabul edilerek yasalaşacak.” dedi.

TBMM Genel Kurulu’nda görüşülecek kanun teklifinin kendileri açısından önemli olduğunu belirten Göktaş, şunları kaydetti:

“Görüşülecek torba kanun, sadece Bakanlığımızın çalışma alanlarını ilgilendiriyor. Bakanlık tarihinde ilk defa böylesine kapsamlı bir düzenleme hayata geçirilmiş olacak. Bu da kanun teklifini bizim için önemli kılıyor. Çünkü uzun zamandır bu kanun teklifi üzerinde çalışıyoruz. Teklifin Genel Kurul’da kabul edilerek yasalaşmasının, sosyal hizmet ve sosyal yardımların daha etkili ve verimli şekilde yürütülmesine büyük katkı sağlayacağına inanıyorum.”

Göktaş, zararlı içeriklerin, sanal zorbalıkların, kişisel veri ihlallerinin ve manipülatif reklamların çocukların fiziksel, duygusal ve psikolojik sağlığını tehdit ettiğine dikkati çekerek, özellikle sosyal medya platformlarında ve çevrim içi oyunlarda maruz kalınan uygunsuz içeriklerin çocukların gelişiminde derin izler bırakabildiğini dile getirdi.

Siber zorbalık vakalarının özgüven kaybına, sosyal izolasyona ve hatta ciddi psikolojik travmalara yol açabildiğini vurgulayan Göktaş, “Düzenlemeyle sosyal ağ sağlayıcılara ve oyun platformlarına yönelik çeşitli adımlar atılacak. Sosyal ağ sağlayıcılar, 15 yaş altı çocuklara hizmet sunmayacak ve bunu temin etmek için yaş doğrulama dahil gerekli tedbirleri alacak.” ifadelerini kullandı.

Göktaş, sosyal ağ sağlayıcılar ve oyun platformlarının ebeveyn kontrol araçları sunacağını, ayrıca şikayet ile başvurulara etkin ve kısa sürede cevap verilmesini sağlayacak mekanizmaların kurulacağını söyledi.

Sosyal ağ sağlayıcıların aldatıcı reklamları engelleyici tedbirler alacağını aktaran Göktaş, “Ayrıca 5651 sayılı Kanun’da oyun, oyun dağıtıcısı, oyun geliştirici ve oyun platformu tanımları yapılacak. Oyun platformları, oyunları yaş kriterlerine uygun olarak derecelendirerek sunacak. Günlük erişimi 100 binden fazla olan oyun platformlarının Türkiye’de temsilci bulundurması zorunlu olacak.” diye konuştu.

Hayata geçirilmesi planlanan düzenleme kapsamında çalışma hayatında kadın ve erkekler için izin sürelerinde de iyileştirmeler yapılacağını belirten Göktaş, kamu ve özel sektörde çalışan tüm anneler için doğum izni süresinin uzatılacağını bildirdi.

Bakan Göktaş, şunları kaydetti:

“Tüm çalışan kadınların doğuma bağlı aldıkları toplam 16 haftalık izin süresini 24 haftaya çıkarıyoruz. Yasal düzenlememiz çıktığı andan itibaren 24 haftayı tamamlamamış olup, tekrar işe dönmek zorunda kalanların da 24 haftayı tamamlamasına yönelik bir ek madde ekledik. Süreç boyunca eğer ki o süreci tamamlamadılarsa ve 24 hafta içerisindelerse onlar da tamamlayabilecekler.”

Babalık izninde kamu ve özel sektör arasındaki tutarsızlığın giderileceğini dile getiren Göktaş, yeni düzenlemeyle hem kamuda hem de özel sektörde babaların 10 gün izinli sayılacağını söyledi.

Koruyucu aileliğin teşvik edilmesine yönelik de düzenleme yapılacağını aktaran Göktaş, halihazırda izin hakkı bulunmayan koruyucu ailelerin, çocuğu teslim aldıkları günden itibaren 10 gün izin hakkına sahip olacağını belirtti.

Çocukların fiziksel ve psikolojik gelişimini tehdit edebilecek unsurlara karşı sıfır tolerans anlayışıyla hareket ettiklerini ve bu noktada Çocuk Koruma Kanunu’na yeni düzenleme getirdiklerinin altını çizen Göktaş, şunları paylaştı:

“Cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, reşit olmayanla cinsel ilişki, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, müstehcenlik, fuhuş, insan ticareti, kasten öldürme suçlarından haklarında adli sicil ve arşiv kayıtlarında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunanlar, kamuya, özel sektöre veya sivil toplum kuruluşlarına ait her ne adla olursa olsun çocukların yoğun olarak bulunduğu çocuk hizmet birimleri, adli görüşme odaları, eğitim kuruluşları, çocuk etkinlik ve oyun evleri, okul, okul servisi, okul kantini, yurt, kreş, gündüz bakımevi, çocuk kulübü, internet kafeleri ve salonları, e-oyun yerleri, çocuk spor okulu, beden eğitimi ve spor tesisleri olarak işletilen iş yerlerini şahsen işletemeyecek, bu iş yerlerinde çalıştırılamayacak ve herhangi bir sıfatla fiilen bu iş yerlerinde görev alamayacak.”

Düzenlemenin çocukların güvenli ortamlarda büyümesini sağlama amacı taşıdığını vurgulayan Göktaş, yeni hükmün çocukların korunmasına yönelik politikaların güçlendirilmesi açısından önemli bir adım olduğunu kaydetti.

Devamını Oku

Rekabet Kurulu yapay zeka sektörüne yönelik inceleme başlattı

Rekabet Kurulu yapay zeka sektörüne yönelik inceleme başlattı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Rekabet Kurumunun internet sitesinde yer alan açıklamada, yapay zekanın artık yalnızca yeni bir teknolojik gelişim alanı değil, rekabetin kurallarını yeniden yazan, piyasa güçlerini dönüştüren ve ekonomik dengeleri kökten etkileyen bir araç haline geldiği aktarıldı.

Özellikle üretken yapay zeka alanında yaşanan hızlı gelişmelerin, veri, hesaplama gücü ve platform ekosistemleri etrafında şekillenen yeni rekabet düzenini ortaya çıkardığına işaret edilen açıklamada, bu yeni düzende, rekabetin nasıl oluştuğu, nasıl sürdürüldüğü ve kimler tarafından belirlendiğinin yeniden tanımlandığı belirtildi.

Açıklamada, Rekabet Kurulunun, bu dönüşümün piyasalar üzerindeki etkilerini bütüncül bir perspektifle değerlendirmek ve ortaya çıkan rekabet risklerini zamanında tespit edebilmek amacıyla yapay zeka ekosistemine yönelik kapsamlı bir sektör incelemesi başlattığı ifade edildi.

Yapay zeka değer zincirinin, altyapıdan model geliştirmeye, oradan da uygulamalara uzanan çok katmanlı ve stratejik bir yapı üzerine kurulu olduğuna dikkati çekilen açıklamada, “Bu zincirin özellikle temel modellerin geliştirilmesi aşamasında, veri, bilgi işlem kapasitesi, teknik uzmanlık ve finansman gibi girdilere erişim belirleyici rol oynamaktadır. Bu kaynaklara erken ve yoğun biçimde erişen teşebbüsler, değer zincirinin birden fazla katmanında konumlanarak dikey bütünleşik yapılar oluşturmakta ve bu sayede pazardaki güçlerini hızla pekiştirebilmektedir. Bu durum, rekabetin işleyişini şekillendiren temel dinamikler üzerinde doğrudan etkili olmaktadır.” değerlendirmesinde bulunuldu.

– Riskleri beraberinde getiriyor

Açıklamada, yapay zeka değer zincirinin merkezinde yer alan temel modellerin genel amaçlı niteliğinin, söz konusu dinamikleri daha da belirgin hale getirdiğine işaret edilerek, geniş veri setleri üzerinde eğitilen ve farklı kullanım alanlarına entegre edilebilen bu modellerin, yalnızca teknolojik bir bileşen değil, aynı zamanda ekosistemin yönünü belirleyen kritik bir unsur haline geldiği belirtildi.

Erken avantaj elde eden teşebbüslerin bu üstünlüklerini derinleştirebilmesinin, pazara giriş koşullarının ağırlaşması, kullanıcıların belirli ekosistemlere kilitlenmesi ve rakiplerin temel girdilere erişimde zorlanması gibi riskleri beraberinde getirdiği bildirilen açıklamada, “Bu nedenle, temel girdilere erişim koşulları, ekosistem içi ilişkiler ve dağıtım kanalları üzerindeki kontrolün pazar yapısı üzerindeki etkilerinin bütüncül biçimde incelenmesi önem arz etmektedir.” ifadesi kullanıldı.

Açıklamada, yapay zeka teknolojilerinin büyük dijital platformların mevcut ürün ve hizmetleriyle entegre edilmesinin rekabet hukuku bakımından daha da kritik bir soruna işaret ettiği belirtilerek, şöyle devam edildi:

“Söz konusu entegrasyon, kendini kayırma, dışlama, bağlama, erişim kısıtlamaları ve geçiş maliyetlerinin artırılması gibi davranışların ortaya çıkmasına zemin hazırlayabilmekte, yalnızca mevcut pazar yapısını değil, aynı zamanda gelecekteki rekabet ve inovasyon dinamiklerini de doğrudan etkileyebilmektedir. Bunun yanında, Kurumun son dönemde değerlendirmeye aldığı birleşme ve devralma işlemleri yapay zeka alanındaki gelişmelerin yoğunlaşma denetimi bakımından da giderek daha kritik hale geldiğini göstermektedir. Yapay zeka teknolojisi bazı işlemlerde doğrudan ilgili pazarı oluştururken, bazı işlemlerde ise veri avantajları, tamamlayıcılık ilişkileri, potansiyel rekabet ve inovasyonun korunması gibi unsurlar üzerinden değerlendirme yapılmasını gerektirmektedir.”

Sektör incelemesi kapsamında yapılacak çalışmalara ilişkin bilgi verilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Başlatılan sektör incelemesi kapsamında, yapay zeka ekosisteminin özellikle temel modeller ekseninde nasıl şekillendiği, değer zincirinin farklı katmanları arasındaki ilişkiler, kritik girdilere erişim koşulları, büyük teknoloji teşebbüsleri ve yenilikçi girişimler arasındaki etkileşimler ile veri ve hesaplama gücünün rekabet üzerindeki etkileri kapsamlı şekilde analiz edilecektir. Söz konusu inceleme ile yapay zeka alanında ortaya çıkan yapısal eğilimlerin ve potansiyel rekabet karşıtı risklerin erken aşamada tespit edilmesi, elde edilecek bulguların politika geliştirme süreçlerine ve rekabetçi yapının korunmasına yönelik müdahale araçlarına yön vermesi amaçlanmaktadır. Kurum, yapay zeka alanında ortaya çıkan dönüşümü yakından takip etmekte ve bu dönüşümün ülkemiz ekonomisi ile rekabetçi dengeler üzerindeki etkilerini titizlikle incelemeye devam etmektedir.”

Devamını Oku

HAVELSAN’ın İtalya’daki işbirliği üretime dönüştü

HAVELSAN’ın İtalya’daki işbirliği üretime dönüştü
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ortak açıklamaya göre, mart ayında Napoli’de duyurulan anlaşma kapsamında platformlar, Piloda ile VN Maritime tesislerinde üretilecek. Operasyonel faaliyetler Napoli, Brindisi ve Torre Annunziata’daki tesislerde yürütülecek.

İşbirliği, taraflar arasında daha önce başlatılan sanayi ortaklığının yeni aşamasını oluşturuyor.

Piloda Shipyard ile VN Maritime, 2025 yılında İtalya Sahil Güvenliği için toplam 159,2 milyon avro değerinde 40 adet 15 metrelik deniz aracının ortak üretimini başlatmıştı. Yeni anlaşmayla ortaklık, hibrit ve insansız platformları da kapsayacak şekilde genişletilirken, İtalyan Mali Polisi Guardia di Finanza ile diğer kamu ve güvenlik kurumları potansiyel son kullanıcılar olarak öne çıkıyor.

Anlaşmanın merkezinde, yapısal değişiklik gerektirmeden insanlı, insansız ya da karma modda görev yapabilen hibrit platform konsepti yer alıyor. Bu yapı sayesinde platformların, otonom gözetleme ve koordineli sürü görevlerinden devriye, arama kurtarma, personel ve yük taşıma ile denizde müdahale faaliyetlerine kadar geniş bir görev yelpazesinde kullanılabilmesi hedefleniyor.

Hibrit konfigürasyonun, tam otonom gemilere ilişkin uluslararası mevzuatın henüz tam olarak yerleşmemiş olması nedeniyle somut bir düzenleyici ihtiyaca da cevap verdiği belirtiliyor. Bu sayede İtalyan kurumlarının gerektiğinde personel konuşlandırarak platformları mevcut şartlar altında doğrudan kullanabilmesinin önü açılıyor.

İşlevsel bir prototipin daha önce La Spezia Askeri Cephaneliği Deniz Üssü’nde düzenlenen Seafuture 2025 fuarında kurumsal heyetlere sunulup test edildiği kaydedildi.

Platformların, İzlandalı Rafnar şirketinden lisanslanan ve VN Maritime tarafından geliştirilen patentli ÖK Hull gövde teknolojisini temel aldığı bildirildi. Bu gövde yapısı, geleneksel V tipi gövdelere kıyasla çarpma etkisini yüzde 95’e kadar azaltabiliyor. Bu da platform ömrünü uzatma, bakım ihtiyacını düşürme ve personel ile üzerindeki ekipman için daha yüksek konfor sağlama gibi avantajlar sunuyor.

Ayrıca gövde stabilitesinin, sualtı sensörlerinin kesintisiz veri akışı sağlaması ile kamera, projektör ve elektro-optik sensörler gibi sistemlerin ilave dengeleyiciye ihtiyaç duymadan daha verimli çalışmasına katkı sağlanıyor.

Anlaşmaya göre Piloda Defence, İtalya’daki üretim merkezi ve sistem entegratörü olarak görev yapacak. HAVELSAN, komuta kontrol, otonom seyir ve sensör füzyonu gibi ileri teknolojilerin entegrasyonunu sağlayacak. VN Maritime ise deniz platformu tasarımı ile yüksek performanslı gövde teknolojisini, İtalyan kurumlarının ihtiyaçlarına göre uyarlayacak.

Tarafların, 2026’nın ilk yarısında ilk satın alma siparişini imzalamayı hedeflediği bildirildi.

İşbirliği kapsamında savunma, deniz güvenliği ve çevresel izleme alanlarında kullanılabilecek farklı boyut ve konfigürasyonlarda platform varyantlarının geliştirilmesi planlanıyor.

Nihai hedefin, İtalyan kurumlarının filolarını ulusal topraklarda üretilecek yeni nesil platformlarla güçlendirmek olduğu kaydedildi.

Devamını Oku

Yandex Türkiye’nin reklam geliri ile şaşırttı! Geliri 2026’nın ilk çeyreğinde 2,4 kat arttı

Yandex Türkiye’nin reklam geliri ile şaşırttı! Geliri 2026’nın ilk çeyreğinde 2,4 kat arttı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Yandex’ten yapılan açıklamaya göre, Yandex Ads Space’te harcamalar yıllık bazda 3,4 kat arttı. E-ticaret ve turizm işletmeleri yatırımlardaki artışa öncülük ederken, eğitim ve sağlık alanındaki şirketler de en fazla harcama yapanlar arasında yer aldı.

Türkiye’de Yandex Arama reklamlarına yapılan yatırımlar da artış gösterdi. Söz konusu reklamlara yapılan yatırımlar 2026’nın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre 2,1 kat yükseldi.

Bu büyümede, Türkiye’de 2 milyondan fazla kişinin her gün kullandığı Yandex Aramayı kullanan kullanıcı kitlesinin genişlemesi ve reklam olanaklarının geliştirilmesi etkili oldu.

Ocak ayında Yandex Ads, markalaşma odaklı reklam formatlarının doğrudan Yandex Arama ana sayfasında ve arama sonuçlarının yanında yayımlanmasını sağlayan self-servis araçlarını devreye aldı. Bu gelişme, hem web hem de uygulama ortamlarında markaların görünürlüğünü en üst düzeye çıkarttı.

Türkiye’deki şirketler, Yandex Maps ve Navi’deki reklamlarını aktif şekilde büyütmeyi sürdürüyor. İşletmelerin bu kanala yaptıkları yatırımlar, 2026’nın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 67 artış gösterdi. Şirketler medya reklam araçları sayesinde marka bilinirliği oluştururken, performans odaklı yöntemler de satışların artmasına katkıda bulunuyor.

Reklam ağındaki yatırımlar da kısmen reklam envanterin genişlemesiyle çift haneli oranlarda büyümeye devam ediyor. Türkiye’de Yandex Reklam Ağı aktif şekilde kullanan iş ortaklarının sayısı, 2026’nın ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 66 artış kaydetti.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Yandex Ads Türkiye Bölge Direktörü Edita Yıldız, Türkiye’deki milyonlarca insanın günlük işlerini çevrim içi ortama yönetmesine yardımcı olan yerelleştirilmiş hizmetlerini sürekli geliştirdiklerini belirtti.

Yıldız, bunlar arasında Yandex Maps ve Navi, Yandex Arama ve Yandex Go şehir içi hizmetlerinin yanı sıra özellikle Türkiye pazarı için geliştirilen yeni Yandex AI süper uygulamasının da yer aldığını kaydetti.

Kullanıcı tabanlarının büyümesinin reklam verenlerin dikkatinden kaçmadığına dikkati çeken Yıldız, şu değerlendirmede bulundu:

“İşletmeler müşterilerini de yakından takip ediyor. Bizim de misyonumuz, Türkiye’deki girişimcilerin müşteri yolculuğuna doğal ve etkili şekilde entegre olmalarına, satışlarını artırmalarına ve işlerini büyütmelerine yardımcı olmak. Tam da bu nedenle ileri teknolojilerle sunulan hizmetlerimizin geliştirilmesine yatırım yapıyor ve henüz piyasada bulunmayan yeni reklam formatlarını test ediyoruz.”

Devamını Oku